Genel Bilgi

ARAŞTIRMA TARİHÇESİ

Bugüne kadar kapsamlı bir çalışmanın gerçekleştirilmediği yerleşim ilk defa 1766’da Carsten Niebuhr tarafından ziyaret edilmiştir. Yerleşim yerini Kasr Zerzaua olarak adlandıran Niebuhr bazı yapılar hakkında bilgi vererek alanda yazıt bulamadığından bahsetmiştir. 1880 yılında Mardin’den Diyarbakır’a seyahat eden ve yerleşimi ziyaret eden Eduard Sachau da ayrıntılı olmayan kısa tanımlamalar yapmış, kaleyi Zarzaua olarak adlandırmıştır. Sonrasında 1910 yılında Conrad Preusser Zerzevan Kalesi’ne kısa bir ziyaret gerçekleştirmiş, detaylı olmayan bilgiler vermiştir. 1911 yılında ise Samuel Guyer gözlemlerini bir inceleme yazısı olarak kaleme almıştır. Onunla birlikte seyahat eden kız kardeşi Hanna Schätti-Guyer de yerleşim hakkında kısa bilgiler vermiştir. Guyer tarafından kendinden önceki seyyahlar tarafından görülmeyen bir köyün varlığından da bahsedilmektedir. Günümüzde ise yerleşime 1 km. mesafedeki Demirölçek Köyü, Guyer’in bahsettiği Zerzevan Kalesi’nde yaşayanalar tarafından kurulmuştur. 1890’larda ilk olarak bir ailenin kaleye yerleştiği ve sonrasında 17 haneye ulaştığı bilinmektedir. 1967’de ise su sıkıntısı ve ulaşım zorluğu gibi nedenlerle köy halkı bugünkü Aşağı Konak Köyü’nün hemen yakınına Zerzevan’a oldukça yakın bir alana yerleşmişlerdir. Zerzevan ismi Kürtçe’deki altın kelimesinden türetilmiş, yerleşime köy burada bulunurken verilmiş olmalıdır ve seyyahların bahsettiği Zerzaua’nın uyarlamasıdır.

Zerzevan Kalesi’ndeki ilk kazı ve restorasyon çalışmaları, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izinleri ile Diyarbakır Müzesi Başkanlığında, Yrd.Doç.Dr. Aytaç COŞKUN’un bilimsel başkanlığında, Diyarbakır Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Çınar Kaymakamlığı, Dicle Üniversitesi’nin desteği ile 2014 yılında başlatılmıştır ve halen devam etmektedir.

YERLEŞİM TARİHİ

Askeri yerleşimin konumuna bakıldığında Amida (Diyarbakır)’dan Dara (Mardin)’ya giden yol üzerinde stratejik bir noktada yer almaktadır. Aynı zamanda Zerzevan, Edessa’dan (Şanlıurfa), Nisibis’e (Nusaybin) kadar uzanan antik yol güzergâhında bulunmaktadır. Söz konusu antik yolu Sasani hükümdarları M.S. 359, 502 ve 604 yıllarında batıya yaptığı seferler sırasında kullanmış ve Zerzevan Kalesi (Samachi) ile birlikte Amida (Diyarbakır) ele geçirilmiştir. Özellikle M.S. 359’dan sonra sınır güvenliği için garnizon kentler kurulmaya başlanmıştır. Ammianus Amida’da bu dönemde V. Parthica Lejyonu’nun bulunduğunu bildirmiş ve Sasani ordusunun önünden kaçan beş lejyonun ve bir bölük süvarinin de şehre sığındığını kaydetmiştir. Öncesinde küçük bir yerleşim olan diğer sınır garnizonu Dara kenti ise Sasani baskısı nedeniyle Anastasios I (M.S. 491-518) tarafından garnizon kent olarak seçilmiş ve M.S. 503-507 yıllarında inşa faaliyetleri yürütülmüştür. Antik yazar Procopius, Justinianos I döneminde (M.S. 527-565) Dara ve Amida arasında kalelerin yeniden inşa edilerek güvenli hale getirildiğinden ve zapt edilemez olduğundan bahsetmektedir. Procopius’un saydığı yeniden inşa edilen kaleler arasında Zerzevan’ı (Samachi) saymaması ilgi çekicidir. Bu durum yerleşimin I. Justinianos’dan önce inşa edildiğini akla getirmektedir. Genel kanı bu dönemde sınır güvenliği için kalelere büyük önem verildiğidir. Zerzevan’ın isminin günümüzde verildiği düşünüldüğünde, büyük bir olasılıkla Zerzevan Kalesi’nin antik ismini Samachi’dir.

Askeri yerleşime bakıldığında su bakımından zengin vadide yerleşik ve tarımla uğraşan insanların sığınacağı bir yer konumunda olduğunu da söyleyebiliriz. Bu durumda Zerzevan’ın sadece askerlerin kaldığı bir yer değil, aynı zamanda sivillerin yaşadığı yer olarak da düşünülmesi gerekir. Yerleşim konumu itibariyle bütün vadiye hakim, antik ticaret yolu üzerinde, geniş bir alanı kontrol altında tutan, stratejik bir Roma sınır garnizonudur ve Roma-Sasani arasındaki büyük mücadelelere sahne olduğu açıktır.

Yerleşimin ilk inşa edildiği dönem kesin olmamakla birlikte ancak gerçekleştirilecek kazı çalışmaları ile kesin sonuçlara ulaşılabilecektir. Antik yol güzergahında bulunan Zerzevan’da, Asur Dönemi’nde (M.Ö. 882-611) Kinabu olarak adlandırılan bir kalenin varlığı ileri sürülmektedir. Pers Dönemi’nde de (M.Ö. 550-331) Kral Yolu üzerinde bulunan yerleşim alanının yol güvenliğinin sağlanması amacıyla kullanılmış olabilir. Mevcut mimari kalıntılar ve kazı çalışmalarında ele geçen buluntular incelediğinde M.S. 3 yy.’da alanın kullanıldığı söylenebilir, fakat bu dönemdeki boyutları hakkında bilgi vermek şu an için çok zordur. Büyük bir olasılıkla yerleşimin surları ve yapıları Anastasios I (M.S. 491-518) ve Justinianos I (M.S. 527-565) dönemlerinde onarılarak, bazı yapılar ise yeniden inşa edilerek mevcut son haline getirildiği söylenebilir. 639 yılında İslam orduları tarafından bölgenin fethine kadar yerleşim kullanılmış olmalıdır. İslamiyetin yayılma sürecinde Amida ve Dara’da yerleşim devam ederken, Zerzevan’ın bulunduğu alan jeopolitik önemini kaybetmiş, yüksek bir tepede yer alması, ulaşım, su sorunu nedeniyle yerleşim yeri açısından avantajlı olmaması gibi nedenle de terk edilmiş, M.S. 639’dan itibaren 1890’lı yıllara kadar geçici barınaklar dışında alan kullanılmamıştır.

Kaydet

Kaydet

Yorumlara kapalıdır.

  • visitors yesterday
    visitors total
    visitors online